Akışkan Modernite - Geniş Özet

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum


       Postmodern dönem insanlık tarihinin mirası tüm katıları (kutsalları, doğruları) eritirken, insana inanacak, güvenecek, tapınacak, savunacak, sarılacak değer bırakmıyor. Eriyen, geçirgenleşen (translaşan) sınırlar ahlaki değerleri, gelenekleri darmadağın ederken, "insan"ı da tarihten çekiyor. Kullanılan eşyaların, işlerin, konutların sürekli değiştiği "kullan-at" mekanında, uzun süreli ilişkiler (aile, dostluk, vatandaşlık vs. gibi) varlıklarını sürdüremiyorlar. Tek seferlik eşyaların dünyası tek seferlik "iş"lerin, tek seferlik "ilişki"lerin dünyasına dönüşüyor. Bu durum insanı "güvensizliğin" endişeli dünyasına gömerken; bencillik, fit vücut ve hayatta kalma çabası tedirgin insanın kutsal teslisi oluyor.
Ulus Devletlerin sonunu getiren; kitleleri, sanayi şehirlerinin istihdam fazlası atıklarına dönüştüren; çok küçük bir azınlığın menfaati için devasa kalabalıkları perişanlığa sürükleyen sürecin önünde "bireyselleşme" tuzağına yakalanmış kitleler duramıyor. 

Zygmunt Bauman üstadın kıymetli eserini Kamil Güller özetlemiş. tavsiye ederim. 

 Ahmet Hakan Çakıcı
Devamını Oku »

Cinsel Roller Kırıldığında - 3 (Devlet de Kırılmasından Yana.)

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 1 yorum


Önceki Yazı: Ya Yaslilik Gelirse? -2

Sayın Murad "Hızla değişen dünyada ailenin, günahların en büyüğü olan bencillikle yıkılmış olmasının yasını tutuyorlar. Kimse feragatte bulunmak istemiyor. Kişisel ÖZGÜRLÜK Putuna boyun eğerek, haklarımız için yaygara koparıp sorumluluklarımızı es geçiyoruz” derken modern hayatın “keyfe”, “hazza” ve “bedene” tapan bir toplum inşa ederek

Devamını Oku »

Cinsel Roller Kırıldığında - 2 (Yaşlılık da Gelir.)

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum
İlk Yazı : Cinsel Roller Kırıldığında - 1 (Söz ile Kurulan Bağ, Söz ile Kırılır)

Toplumsal ve cinsel roller; alt tabakaların, zenginlerin para ile aldıkları hizmetleri, birbirlerine sıra ile ikram ettikleri dayanışma formlarıdır.

Toplumsal/cinsel roller dağıtıldığında doğum yapacaklar, eğer paraları varsa, gittikleri özel hastanelerde hemşirelerden iyi hizmet almayı bekleyebilirler. Ne arkadaş ne dost ne de herhangi bir başka cinsiyetlendirilmiş rol sahibinin kendisine hizmet vermesini ümit edemez. Buna niyeti olanlar, bunu nasıl yapacaklarını; buna ihtiyaç duyanlar da, nasıl yardım isteyeceklerini bilemezler.
Devamını Oku »

Cinsel Roller Kırıldığında - 1 (Söz ile Kurulan Bağ, Söz ile Kırılır)

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 2 yorum


Hayatlarını sürdürme çabasında olanların başlarına gelebilecek en kötü şey normların olmaması, ya da anomidir? Normlar engelleyici oldukları kadar mümkün kılıcıdırlar; anomi, en saf ve basit haliyle engelleyici bir duruma işaret eder. Normatif kurallar ordusu hayat dediğimiz savaş alanını terk etti mi, geriye sadece şüphe ve korku kalır.”[1]
Zygmund Bauman

Devamını Oku »

Toplumsal ve Cinsel Roller Kırıldığında (Tamamı)

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum



Hayatlarını sürdürme çabasında olanların başlarına gelebilecek en kötü şey normların olmaması, ya da anomidir? Normlar engelleyici oldukları kadar mümkün kılıcıdırlar; anomi, en saf ve basit haliyle engelleyici bir duruma işaret eder. Normatif kurallar ordusu hayat dediğimiz savaş alanını terk etti mi, geriye sadece şüphe ve korku kalır.”[1]
Zygmund Bauman
Devamını Oku »

ŞİDDETİN TOPOLOJİSİ, Byung Chul Han (Özet)

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum

ŞİDDETİN TOPOLOJİSİ

Koreli Byung Chul Han, Almanya’da yaşayıp Berlin Sanat Üniversitesi'nde ara sıra ders veriyor. HAn, okuduğum, bu ve diğer eserlerinden çok faydalandığım, okuyucunun zihnini tokatlayan ve modern dünyanın eteğini kaldırıp ayıbını faş edebilen bir yazar. Modern insanı ve ilişkilerini kıyasıya eleştirdiği bu kitabında, Modern İnsanın artık dışardan gelen şiddetten çok, odağı, modern insanın kendi iç dünyası olan, bir şiddete maruz kaldığını, özgürlük, başarı ve performans putları ile kendini, hiçbir köle tacirine ya da zorbaya ihtiyaç duymadan köleleştirdiğini anlatıyor. Bu dönemde herkes kendini sömüren bir sömürgecidir ve herkes aynı zamanda kendisi tarafından sömürülen bir kurban. Arzu üzerinden ikna edilmiş, performans insanın bundan sonraki durağı “doping insanıdır.” Fail ve kurbanın özdeşleştiği bu yerde çözüm de yoktur. Çünkü  “Ölemeyecek kadar canlı ve yaşayamayacak kadar ölüleri” ne öldürebilir ne de diriltebilirsiniz.

Ahmet H. Çakıcı

Devamını Oku »

Ya Hakk !

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum

HAKK’ Aziz Allah’ın isimlerinden. 
Allah(cc), HAKK’tır.
HAKK’lı, Allah’lı, Allah’ın razı olacağı yerde duran.

HAKK’sız, Allah’sız, Allah’ın(cc) razı olmadığı yerde duran.
Haksızlığı (Allahsızlığı, Allah'ın razı olmadığını) bilinçli tercih eden, bile bile HAKK’sızdan yana olan, HAKK’sızlıktan çıkar sağlayan, HAKK’sızlığın sürmesi için çalışan, HAKK’ı gizleyen örten. Örten, yani kâfir.
Menfaati için, bile bile HAKK’ı (Allah’ı) düşman edinendir kâfir.

Devamını Oku »

3 - İnsan’ın Son Vakti, İnsan Sonrası Toplum- Posthümanizm

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 1 yorum

İnsan’ın Son Vakti, İnsan Sonrasına Geçiş - Posthumanizm
 "Korkarım dünyada bir zaman gele, insanlar yaşaya, insanlık öle..."
Bahtiyar Vahapzade

Belki de bizler, “son” normal insanlarız[1].  

Abdulhakim Murad, Habermas’tan alıntılayarak: “İnsan, kendisinin ve âlemin varlık sebebini ararken tarih içinde giydiği kıyafeti, yaşadığı şehri, düşüncelerini, iyiye ve kötüye dair fikirlerini, dünya, ölüm ve ölüm sonrası hakkındaki kabullerini, erdemlerini, din ve tanrı telakkisini sürekli değiştirdi. Ancak bütün bu değişimlerin merkezinde olan “insan” daima sabit kaldı, değişmedi, varlık olarak kıymetini korudu. Şu an eşiğinde bulunduğumuz Transhümanizm diye anılan bu dönemle birlikte söz konusu olan, bizzat insanın değişmesi hatta tamamen yok olması. Bu süreç sadece, Habermas’ın vurguladığı gibi “felsefeyi” ve “fikirleri” değil insanın çevresindeki her şey gibi insanı dahi yok edebilecek bir süreç[2].”  
Devamını Oku »

2- Ahlak Sonrası Toplum: Queer Teori

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum
Adalet, iyi, kötü, doğru, yanlış... Hepsi Tanrı ölünce, öldü.
Her şey artık bir yorum meselesidir.
Abdurrahman Arslan

Zygmunt Bauman, Hıristiyanlığın “Baba, Oğul, Ruh’ul Kudüs’ten” müteşekkil teslisinin, Aydınlanma ile “Akıl, Bireysellik ve Özgürlüğe” evrildiğini, Modernite ile “Bilim, Ulus ve Devlet/Vatan”ın oturduğu kutsal teslis tahtına, Postmodern dönemde “Vücud, Haz ve Karışılmazlığın (özgürlük)” oturduğunu söyler.
Devamını Oku »

1- Ailesiz Toplum, Modern Family ... Ya Sonrası? ( Tam Metin)

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 13 yorum

 


Ailesiz Toplum, Modern Family... Ya Sonrası ?



Yaklaşmakta olan büyük sarsıntıyı korkunç acılar çekmeden atlatabilmek, Soykütüğün yaratmayı hedeflediği baş dönmesi ile yok etmeden sekteye uğratmak ve başka bir hikayeye dönüşme olanağı sunmanın ne kadar başarılabileceği ile ilişkili.[1] 


Devamını Oku »

Şiddette, Egemenlerin Dikkatini Çekemeyenler.

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum
"İyi"nin düşmanı "kötü" değildir: "İyi"nin düşmanı "daha iyi”dir, "daha iyi”nin düşmanı ise "mükemmel”.


            Zygmunt Bauman

Devamını Oku »

Klitorisin Fonksiyonel Anatomisi ve Kadın Sünneti

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 38 yorum


    Prof. Dr. Memduh GEZİCİ

    Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi

    Anatomi A.B.D. 


(Prof. Dr Memduh Gezici'nin SEXUS JOURNAL 'a yazmış olduğu makale)

Devamını Oku »

Annelerin Sır Günahı: Neonatisit

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum

Annelerin Sır Günahı: Neonatisit[1]


Melissa Drexler lise mezuniyet balosuna giderken anne babasından da, eski sevgilisinden de, yeni sevgilisinden de hamile olduğunu hala gizliyordu. Balo salonuna girdiğinde kasıklarında sancı duydu. Tuvalete gitti. Bir erkek çocuğu doğurdu. Göbek bağını lavaboda kesti. Kanlı bebeği 3-4 kat çöp torbasına sardı. Ve çöpe attı. Sonra dans pistine geri döndü ve baloya kaldığı yerden devam etti. Amerikan basını onu “Balo Annesi”[2] olarak isimlendirdi.
Devamını Oku »

Porno: Siber Dulluk

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 10 yorum


Judith Reisman’ın pedofilik, biyografi yazarı James Jones’un sadomazohist[2] bir eşcinsel olarak nitelendirdiği[3]
Toplumsal Cinsiyetler fikrinin babası Alfred Kinsey’in Rockefeller Vakfı destekli kitapları Amerikan Hukuk Sistemini dağıtıp pornografiyi serbest bıraktırmadan önce Rockefeller Ailesi büyük bir öngörü ile –daha sonra San
Devamını Oku »

Toplumsal Cinsiyet ve Cinsiyet Özgürleşmesi

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 5 yorum


(Sebilürreşad Dergisi - Ağustos 2019)

Fakir ile zengin arasındaki binlerce yıllık denge, robot ve yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesi ile darmadağın oluyor. Şehirler, sanayi toplumlarının atığı olan “ıskarta insanların[1]” depolandığı devasa toplama kamplarına dönüşmekte.
Devamını Oku »

Şu Baş Belası Cinsellik

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 8 yorum

Şu Baş Belası Cinsellik


İslamcı kesimin çok kıymetli profesör ablası “geçe bırakılmamış evliliğe” karşı olduğunu söylemiş. Üstelik “aile içi tecavüz” kavramını da savunuyormuş. Ne desem bilemedim.

Cinsellik İslami kesimin hem konuşmaktan kaçındığı hem için için kendini yediği bir konu. Aynı zamanda sürekli yüzleşmek ve bedelini ödemekten de geri duramadığı, duramayacağı bir mesele, bir karın ağrısı.
Devamını Oku »

Avrupa'nın Travmaları 6 - Türkler

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 1 yorum

Önceki Yazı:  Avrupa'nın Travmaları 5 - Dünya Savaşları   
Avrupa düşüncesini şekillendiren ve bugününe etki eden travmalar üzerinde düşünmeye çalıştığımız bu yazı dizisinde 6. başlığımız, Türkler.

Devamını Oku »

Avrupa’nın Travmaları 5 – Dünya Savaşları

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 2 yorum
Önceki Yazı: Sanayi Devrimi ve Komünizm

Yaklaşık 1600 küçük şehir devletinden müteşekkil olan Avrupa, 3-4 yüzyıl içinde 30 civarında isim/kavim etrafında toplanarak birleşme-devletleşme sürecini tamamladı. 1700’lü yıllara gelindiğinde bunlardan bir kaçı dünya çapında güç olabilmişlerdi. Bu güçler çok kısa bir zamanda bütün dünyanın başını belaya sokacak şekilde liderlik ve ganimet mücadelesine girdiler.
Devamını Oku »

Avrupa’nın Travmaları 4 - Sanayi Devrimi ve Komünizm

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum
Plassey Savaşı'ından sonra Robert Clive

Sanayi Devrimi ve Komünizm (İnsan Hakları)
(Bu yazılarda bir çok şey eksik)

15. Yüzyıldan itibaren Avrupalı gemiciler (korsanlar) Amerika, Afrika ve Hindistan’ı yağmalayıp, ele geçirdikleri her kıymetli şeyi Avrupa’ya taşıdılar.  Özellikle 1753 yılında Hindistan’da yapılan Plassey Savaşında Fransızları yenip Babür İmparatorluğunun dağ gibi altınlarını (Benzetme İngiliz komutan Robert Clive’a ait.) ve diğer hazinelerini İngiltere’ye taşımalarından sonra bu yağmanın ve sömürgeciliğin lideri İngilizler oldu.

Devamını Oku »

Avrupa’nın Travmaları 3 - Sömürgecilik ve Modernizm

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum
Önceki Yazı:Mezhep Savaşları 
Sömürge süreçlerini tarihsel olarak veren bir animasyon.

Sömürgecilik ve Modernizm 

5. Yüzyıldan itibaren kuzeyden Kıpçak ve Tatarlar, güneyden Araplar, doğudan Osmanlı tarafından baskı altına alınan Avrupa'nın denizden başka çıkışı yoktu. Rönesans, halkın içine girememişti ama Avrupa’ya önemli hediyeler vermeyi de başarmıştı.  Perçin, bunlardan biriydi. Demirin, perçinle bir araya getirebilmesi, Avrupa'nın buharı kontrol edebilmesini ve sıkıştığı alandan uzak mesafelere büyük gemiler gönderebilmesini sağladı. Üstelik artık Avrupa'nın elinde düşmanını uzaktan öldürebileceği top, tüfek de vardı.
Devamını Oku »

Avrupa'nın Travmaları 2- Mezhep Savaşları

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum
http://ahmethakancakici.blogspot.com.tr/2017/12/avrupann-travmalar-1-salgnlar.html
Bir Önceki Yazı : Salgınlar
(Yazıda konular çok uzamasın diye çok kısa ve üstünkörü anlatılıyor. Sadece genel bir perspektif verilerek, hakim ideolojinin sorgulanması isteniyor. Bu yüzden her şeyin çok eksik olduğunu göz önüne almanızı rica ediyorum.)

Mezhep Savaşları gösteren bir gravür.
2- Mezhep Savaşları – Aydınlanma

Topraklarını ve insanlarını Kilise’nin emrine vermesine rağmen Avrupa, Tanrı’nın öfkesini (?) gideremedi. Salgın hastalıklar ardı ardına gelmeye devam etti. Üstelik salgın hastalıklar kendilerini belli ettiklerinde Manastırlar, şehirlerden önce boşalıyor, Kilise ve ruhban sınıfı da şehirden kaçanların arasında yer alıyordu. Fakir kalabalıklar, dehşetin kucağında yapayalnız kaldıklarını gördüler.
Devamını Oku »

Avrupa'nın Travmaları 1- Salgınlar

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum
Yazmaya kalktığım ancak haddimi çok aşan bu yazılarda, Batı Mantığının şekillenmesine  etki eden büyük travmalardan 8’inin üzerinde durmak istiyorum. Anlatacaklarım çok yüzeysel olacak. Halbuki bu konular için konferanslar hatta sempozyumlar düzenlenip, cilt cilt eserler yazılabilir. 

Devamını Oku »

Gördüğünüz, Fakirliğimizdir.

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 6 yorum

Safer Efendi, 1999 senesinde dar-ı bekaya göçmüş bir Cerrahi şeyhi. Vefatından kısa bir süre önce İtalya’dan bir heyet kendisine misafir olur: Heyetten biri, “Türkiye’ye başka düşünceler ile geldik. Ancak bambaşka bir hal bulduk." Diye serzenişte bulununca, Safer Efendi; “Eğer yüz sene önce İstanbul’a gelip bir ayakkabıcı dükkanı açmak isteseydiniz; sizi Ahi teşkilatına yollardık. 
Devamını Oku »

Çıkdum Erik Dalına

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 1 yorum
Şey'en Lillah , Allah için bir şeyler.
1. Kıta
Uğurlayın yapdum ana bühtan eyledi bana
Bir serçe geldi eydür kanı aldın kızımı

(Hırsızlık edip malını çaldım diye iftira eder
Bir serçe geldi, niçin aldın kızımı der)

Devamını Oku »

İhlas - 2 Yenildiysek, kendimize çalıştığımızdan.

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum


[1]Şeytan insanın niyetine saldırır. Allah rızasının  içine kişisel bir şeyler katılabilirse, niyetin ihlası bozulur ve kişi Allah’ın korumasından çıkıp Şeytan’ın eline düşer. Demiştik. Oradan devam edelim.

Yusuf Kıssası[2], çok bilinen bir kıssadır. Yine de ufak bir hatırlatma yapmak istiyorum: 

Devamını Oku »

İhlas-1 Allah mülkünü Şeytan’a yedirmez.

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum
Hasan Aycın Üstad'dan
Uzun bir giriş yaparak anlatmak istediğim yere gelebileceğim. Sabrınızı istiyorum.
Aziz Kitaptan bir alıntı ile başlayalım. “Ve Şeytan dedi ki: “Hepsini azdıracağım, muhlis kulların hariç.”[1]
Devamını Oku »

Kadın ve Huzur 3 - Bir arada mümkün mü?

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum
Önceki yazı: http://ahmethakancakici.blogspot.com.tr/2016/11/kadn-ve-huzur-bir-arada-mumkun-mu-2.html                    
Safer  1438 / ALANYA

Payam Boromand
 “Muhabbet yoksa gerisi cidaldir (mücadele).” (Ş. Yeşil)

Bir önceki yazıda; Modern Zamanlar Ailesine Aziz Kur’an’ın referans olamadığını anlatıp, bu ailenin çocuğunu kreşe, yaşlısını huzur evine, kendisini de işyerine mahpus etmeyi “özgürlük” saydığını, prestij kabul ettiğini, erkeğin kavvamlığını terke, kadının da kocası ile savaşa ikna edildiğini, artık “BEY”lerin patronlar, müdür ya da müşteriler olduğunu,bütün bunların patronlara daha fazla ve ucuz işçi temini için yapıldığını anlatmaya çalışmıştık.

Devamını Oku »

“Kadın ve Huzur” 2 - Bir arada mümkün mü?

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 1 yorum
                                                                                                            Muharrem / 1438

 Ne yazık ki Kur’an, modern zamanlar Müslüman’ı için referans kaynağı olma vasfını yitirmiştir. 
 (Atasoy Müftüoğlu) 

İlk yazıda Bakara 228. Ayetten hareketle modern hayatın kadına, erkeğin “er”liğini kırmayı öğütlediğini anlatmaya çalışmıştık. Devam edelim.

Devamını Oku »

“Kadın ve Huzur” -1 Bir arada mümkün mü?

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 2 yorum
                                                                                                                                Muharrem/1438

"...özgür düşüncenin iki düşmanı Avrupa'nın bilgeliği ve Amerika'nın faydacılığıdır. Yeni devletler bu ikisinin izni olmadan hiç bir fikri kabul etmek istemiyorlar..." 
                 (Simon Bolivar'dan alıntı. Eduardo Galeano, Aynalar s:206)

Devamını Oku »

Uhud'un okçuları.

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 1 yorum
Hasan Aycın
 Uhud'un Okçuları                                                                                                                                         
Resuller, yeryüzüne insanlara nezaketi öğretmek için teşrif buyurmuşlardır.”  (S. Erhan)

İşitmek anlamak değildir. Çünkü anlamak “iş”le değil “hal”le ilgilidir. Mesela eskiler “Kuran’ı anlayamazsın.” dediklerinde; Kur’an’ı işitemezsin, mantığı kavrayamazsın demezler; bu bakışla “hal”ine yansımaz, hal edinemezsin derler. Çünkü anlamak işitmek değil, “hal” edinmektir.

Devamını Oku »

Secde - Kimin Secdesi ?

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 1 yorum
                                                                 Dil-Ruba'ya şükranlarımla

Hasan Aycın üstatdan.
(Benim haddimi aşan bir konu. Cesaretim cahilliğimden. Hoş görmeniz ricası ile.)                                                                                                              
Aziz Allah (cc) Kur'an’da, insanın yaratılış merhaleleri[i]ni tanımlarken önce çamurdan "kalıbı"[ii] döktük, sonra çamura nefsini giydirdik,[iii] ardından ona, ruhumuzdan üfledik diyor[iv].

Devamını Oku »

Ruh Olmayınca Ceset Nedir Ki?

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum
                         (Yusuf Ziya Kosifoğlu'na)                                          
Ahzap Suresindeki meşhur ayetle başlayalım[1]; “Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, (sorumluluğundan) korktular. Onu insan yüklendi…….

Göklerin, yerin ve dağların yüklenmeyi istemedikleri emanete[2] geçmeden önce   “emanet” hakkında birkaç hatırlatma yapmak istiyorum.,

Öncelikle “emanet”in tüm varlıklardan esirgenmesi gerekir. Ama özellikle diğer insanlardan korunması gerekir.
Devamını Oku »

Düşman Kim ? - 3 Düşmanı Kim Belirliyor?

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 2 yorum
            -Yüzyıl önce "İnsanlara su satmalıyız." dediğimizde. "Dereler, pınarlar, göller, yağmurlar özgürce su taşırken, insanlar suya neden para versinler?" diyerek bize çılgın olduğumuzu söylemişlerdi. Onları öyle bir korkuttuk ki, para ödemeden su içebilen kalmadı.                                                                                                  
                                               (Jonathan Crary - 7/24)

Maddeperestlik/paratapıcılık her dinin içine sızmış en yaygın mezhep[i] ve ahlaki tahribatın en ciddi müsebbibi olmasına rağmen toplumun gözünden kaçırılır. Böylece toplumun onları düşman olarak görmesi önlenilir.

Devamını Oku »

Düşman Kim? - 2 Cocukları, kim zehirliyor?

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum

Tevfik Çavdar Karikatürü
Önceki yazı: Düşman kim 1- Dini kim yalanlar?

Maddeci (kapitalist) insan, sahip olduklarını artırabilmek için nesli, ekini, toprağı zehirlemeyi[i] ve hatta milyonlarca insanı öldürmeyi meşru görür. Kur’an bu insan tipini hedefe alarak, "düşman"ını tanımlar. Demiştik.[ii] Devam edelim.

Devamını Oku »

Düşman Kim? - 1 - Dini Kim Yalanlar?

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum
Dini kim yalanlar?

Ahiret’i kim inkar eder?

Kim; Kıyamet gününe, yeniden diriltilip hesap sorulacağına, Cennet ve Cehennem’e “Yalan bunlar, inanmayın!”der?
Ateistler, deistler, agnostikler, Komünistler, putperestler şeklinde bir cevap verMiyor kadim Kitap.

Kur’an, Maun Suresinde soruyu sorup, şöyle cevaplıyor.
Eraeytellezî yukezzibu bid dîn(dîne). Fe zâlikellezî yedu’ul yetîm. Ve lâ yahuddu alâ taâmil miskîn.

Dîni yalanlayanı gördün mü? Yetim[i]i itip kakan var ya; işte o yalanlar. Miskini doyurmayı da sevmez.

Devamını Oku »

HAKK – 5 – Aklın Efendisi.

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum
Önceki yazı;

[i]İnsan Hakka tabi olmalı, yoksa Allah kişiyi kendine tapmaya mahkum eder. Diyor Yeşil Efendi.

Başka yol yok! Ya HAKK’a, ya kendine tapar insan. Ama kişinin kendine tapması, önce kendine sonra topluma felakettir.

Devamını Oku »

HAKK 4 – “BEN”i HAKK'a bulamak. Şirk-et

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 1 yorum
önceki yazı :
http://ahmethakancakici.blogspot.com.tr/2015/12/hakk-3-ben-sehveti-hakk-gizler.html

Hasan Aycın
“BEN”in kibirlenip, büyüyüp “var”lık iddiasında bulunması “HAKK”ın gölgelenmesi, görülemez olması ile neticelenir. Kişi ile HAKK arasına “BEN” girmiştir. Demiştik. Devam edelim.     
                     
Artık HAKK’lı olmak sadece Aziz Allah’ın razı olması demek değildir. HAKK, “BEN”in de razı olmasıdır. Hem “BEN” razı olacağım, hem “BEN”imin razı olduğundan HAKK.
“Şirk”et kurulmuştur. BEN ve HAKK ŞİRKeti. 

Devamını Oku »

HAKK 3 - “BEN”, “HAKK”ı Gizler.

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 1 yorum
Önceki Yazı :
http://ahmethakancakici.blogspot.com.tr/2015/12/hakk-2-hakka-ben-karstgnda-hakk-bulanr.html

HAKK’ı da Şer’i[i] de herkesin görebilir, ancak HAKK’ın peşine gitmek kadar, ŞER’den etkilenmemek, kötülüğün/kötünün etkisi altına girmemek de zordur. Kaybetmeyi göze alamayanlar HAKK’ın peşine gidemezler. Herkes HAKK’ı talep eder, ancak HAKK’ını veren azdır. Demiştik . Oradan devam edelim.

Eğer HAKK’sız (Allah’sız, Aziz Allah’ın razı olmayacağı yerde duran, zalim), “BEN”le yakın ilişki içinde olan biri olursa mesela anne, baba, iş sahibi, amir, eş, çocuk, arkadaş, müşteri, işveren veya bizzat kendim,  HAKK’ı görmek zorlaşır.

Devamını Oku »

HAKK - 2 Şer İşgal Eder.

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum
Önceki yazı:
http://ahmethakancakici.blogspot.com.tr/2015/12/hakk-3-ben-sehveti-hakk-gizler.html

Ahlak, HAKK’a Mahkumiyettir. HAKK’la başının bağlı olduğunu, onunla bir yeminleşme, bir ahid içinde olduğunu kabul etmektir. Demiştik. ( İlk yazı için http://ahmethakancakici.blogspot.com.tr/2015/12/hakk-1-hakka-mahkumiyete-ahlak-denir.html )

Oradan devam edelim.

Mahkumiyet, alan sınırlar. Kişinin hareket alanını daraltır. Artık yapabilecekleri vardır. Yapamayacakları vardır. İstediği gibi kazanamaz, harcayamaz, yiyemez, içemez, dilediği yere gidemez, dilediği ile dilediği gibi olamaz.Mahkumdur.
Devamını Oku »

HAKK -1 ( HAKK’a mahkumiyete ahlak denir. )

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum
HAKK’ Aziz Allah’ın isimlerinden. 
Aziz Allah, HAKK’tır.

HAKK’lı, Allah’lı, 
Aziz Allah’ın razı olacağı yerde duran.

HAKK’sız, Allah’sız,
Aziz Allah’ın razı olmadığı yerde duran.

Haksızlığı bilinçli tercih eden, bile bile HAKK’sızdan (Allah'sız, Allah'ın razı olmadığı yerde) olan, HAKK’sızlıktan çıkar sağlayan, HAKK’sızlığın sürmesi için çalışan, HAKK’ı gizleyen örtendir. Örten, yani kafirdir.
Menfaati için, bile bile HAKK’ı (Aziz Allah’ı) düşman edinendir kafir.

Devamını Oku »

Bağlar 2 – Performans bağları.

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum

 (1. yazıdan devam)Bağlar  2 – Performans bağları.

Batı Medeniyeti bağlar kıran değil,  bağlar vuran bir medeniyet. Özgürleştiren değil, işgal eden. Binlerce bağımlılık yöntemi ile insanı kullaştıran, modern zamanların modern köleliklerini üreten bir medeniyet.

Reklam, TV ve dizilerdeki rol modellerden toplumun zihnine bir “hayat modeli” giydiriliyor.  Toplumun idolü haline getirilen “özgür” kız, “bağımsız” oğlan ya da “akıllı”, “hür” vatandaş olmak “bağsız”, “bağımsız” olmakla değil, onların istediği markalara, bağımlılıklara bağlanmakla mümkün.

Devamını Oku »

Bağlar 1 – Bağlar kırmıyor, bağlar vuruyor.

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum

İnsan bağlar kuran, bağımlılıklar üreten bir varlık. Bağları, bağımlılıkları ile var olabiliyor. İlk anda anne babası ile kurduğu bağa ölene dek yeni bağlar ekliyor. Kardeşleri, arkadaşları, komşuları ile.... Televizyonu, sosyal medyası, sigarası, giysileri, markaları ile.... “Yatağımdan başka yerde uyuyamıyorum.” derken yatağı ile. Kutsalları, kavmi, grubu ile. Vatanı, şehri, sokağı, işi, evi ile bağ kuruyor.

Devamını Oku »

Nârî mi, Turabi mi?

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum
Nebe Suresi 40. Ayet, zulmü baş tacı edenlerin “Keşke toprak olaydım.” Diyeceklerini haber verir.  

“Keşke yok olaydık” demezler “toprak” olaydık derler.

Hz Ali’nin lakabı “Ebu Turab”, toprağın babası.
Devamını Oku »

Batı Zihni ile İslam'a Bakmak 5 - Kur'an Anlaşılır mıymış ?

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 5 yorum


Önceki Yazı : Batı Zihni ile İslama Bakmak 4- Sahihte Nedir?

“Kur’an anlaşılabilir mi?” Sorusu Modern Zamanlar Müslüman’ı için sorulmaması gereken, kişinin cehaletine ve hatta ahmaklığına işaret eden bir sorudur.

Kur’an’ın her tarafı “Bu kitap açık bir[i] kitaptır.[ii]” “Okuyasınız, anlayasınız diye indirilmiştir.[iii]” “Sizin için kolaylaştırılmıştır.[iv]” Ayetleri ile dolu iken “Bu kitap anlaşılır mı?” diye sormak onun için anlamsızdır.

Devamını Oku »

Batı zihni ile İslam’a bakmak. 4 – Sahihte nedir?

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum

Önceki yazıda İslam Topluluklarının odaklarındaki bozulmanın medeniyetleri ile ilişkilerini bozduğunu anlatmaya çalışmıştık. Kaldığımız yerden devam edelim.

Modern zamanların Müslümanı kendi medeniyetini, kendi alimlerinden/kaynaklarından öğrenmek yerine kulaklarını müsteşriklere çevirme tuzağına düşünce, kendi medeniyetinin kelimelerini anlayamaz, mantığını kavrayamaz hale geldi. 
Devamını Oku »