İhlas-1 Allah mülkünü Şeytan’a yedirmez.

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 0 yorum
Hasan Aycın Üstad'dan
Uzun bir giriş yaparak anlatmak istediğim yere gelebileceğim. Sabrınızı istiyorum.
Aziz Kitaptan bir alıntı ile başlayalım. “Ve Şeytan dedi ki: “Hepsini azdıracağım, muhlis kulların hariç.”[1]
Şeytan, “Muhlis olanlar, yani ihlas sahipleri ile benim işim yok; onlara dokunamam,  onlar benim etki alanımın ötesindedir.” Diyor.
İhlas kelimesini Süleyman Ateş Hoca, Ragıp El İsfehani’den alıntılayarak  “ibadet ve iyilikleri riyadan ve çıkar kaygılarından arındırıp sadece Allah için yapmak” demektir.[2]. Diyerek açıklar.
İyi zeytinyağı, “Halis Zeytinyağı” denilerek övülür. Bu, zeytinyağının içine başka bir yağ karıştırılmadığı, saf zeytinyağı olduğu, halisliğini / ihlasını koruduğu anlamına gelir.
İnsan da, halisliğini/ihlasını korumuşsa;  HAKK’a teslim olduğunu, HAKK’ın rızası için çalıştığını iddia ederken, bu niyetine başka bir şey karıştırmamışsa, ortada sadece Allah’ın rızası varsa; o amel, o şahıs Allah'a adanmıştır, Allah'ındır. Aziz Allah’ta mülkünü korur, Şeytan’a yedirmez. Benim kullarımın üzerinde senin hiç bir tahakkümün yoktur. [3]Deyip huzurundan def eder. Zaten Şeytan’da daha kafadan “Benim onlara hükmüm geçmez.” Demiştir.

Çünkü, Hakk yenilmez.
İhlası ne bozar? Halis olana ne karışır? 
Tabi ki, “ben” bozarım. Menfaatlerim. 
Psikolojik, sosyolojik ya da ekonomik beklentiler devreye/kalbe, niyete girdiğinde halis olan bozulur. Kişi “Allah rızası için” derken kendi rızasına da çalışır. ŞİRKet kurar, Allah’la. Aziz Allah’ın mülkünden kendine de pay ayırır. Allah’ta onun üzerindeki korumasını kaldırır. Çünkü Allah, kendi menfaatine çalışanların velisi değil, HAKK’ın rızasına bir şey karıştırmaktan sakınanların, velisidir.[4] (Takva)
Salih olan, halis olan HAKK’ın rızası, HAKK’ın mülküdür, Hakk’ın mülküne dokunmak Şeytan’ın haddine değildir. O yüzden Şeytan kişiyi kendisine çalışmaya, menfaatine yöneltmeye çalışır. Kişi bu tuzağa düştüğü zaman dünyalığında artma olabilir, lakin artık Aziz Allah’ın himayesinden çıkmıştır. Başı iyi görünse de, sonu felakettir.
Hatırlarsanız Aziz Kur’an da, Şeytan’ın doğru yol üzerinde pusu[5] kuracağına dair mü’minlere ikaz vardır. Salih niyet Dosdoğru yoldur. Şeytan’ın tuzağı; salih niyetin içine vesveseler, beklentiler, menfaatler, gösterişler katarak ihlası bozmasıdır. Yani kişiyi yoldan(sırat-ı müstakimden) çıkarmasıdır. İhlası, halisliği bozulan amel veya kul, Aziz Allah’ın himayesinden çıkar. Şeytanla baş başa kalır.
İnsanın tek başına; Şeytan, BEN,  nefs, menfaat birlikteliğine karşı koyması mümkün değildir. Şeytan peygamberleri Cennet’ten düşürmüş, kendine güvenen nice delikanlıyı Kerbela Çöllerinde helak etmiş büyük bir düşmandır[6]. Öyle ki, onlardan geriye kalan kemik, saç ve diş kalıntılarından çölde basacak yer kalmamıştır.[7] Bu nedenle Aziz Allah, eğer Şeytan; ihlasını bozmak için sana ümitler, vaatler, korkular, endişeler verirse hemen[8] Allah’a sığın. Hemen sığın ki o vaat, o endişe kalbine yerleşmesin. Der.
Bu kolay iş değildir. Çünkü her baktığın yerde ve olayda; “Can’dan geçip, Canan’ını tercih etmek” her yüreğin yapacağı bir iş değildir.[9] Üstelik Şeytan bin bir kılık içinde gelir ve Ademoğlu’nu kandırır. Tövbe de bunun içindir.
Bunlara kandığında kişinin ihlası bozulur ve Şeytan ile başbaşa kalır.Bu durumda Aziz Kur’an, Şeytan’ın iğvası ile kirlenen niyetin, bozulan halisiyatın temizlenmesi önerir. Çünkü Allah arınanları sever.[10] Der.
Ama asıl büyük sorun burada başlıyor?
Çünkü şerr dahi HAkk’ın gölgesinde gizlenir. Her şerr, her zalim, her alçak, her sahtekar insanlara Hakkı, adaleti, iyiliği vaad ederek gelir. 
Nasipse devam ederiz..
                                                                                               Ahmet H. Çakıcı
                                                                                        Ramazan 1438 / ALANYA

2. Yazı Yenildiysek, kendimize çalıştığımızdanhttp://ahmethakancakici.blogspot.com.tr/2017/07/1.html



[1] Sad Suresi 83. Ayeti Kerime (Hicr 40. YAeti Kerime) : إِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَصِينَ
[2] TDV Ansiklopesidi, cilt 21 Sayfa 536,  Râgıb el-İsfahânî, Müfredât, “ħlś” md.; Lisânü’l-ǾArab, “ħlś” md; Gazzâlî, IV, 379-380
[3] Hicr Suresi 42. Ayeti Kerime : إِنَّ عِبَادِي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌ إِلاَّ مَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْغَاوِينَ ﴿٤٢﴾
Meali :  Gerçekten senin, benim o kullarım üzerinde hiçbir hakimiyetin yoktur; ancak, azgınlardan sana uyanlar bunların dışındadır.
[4] Casiye Suresi 19. Ayet :إِنَّهُمْ لَن يُغْنُوا عَنكَ مِنَ اللَّهِ شَيئًا وإِنَّ الظَّالِمِينَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاء بَعْضٍ وَاللَّهُ وَلِيُّ الْمُتَّقِينَ ﴿١٩﴾
Meali :Çünkü onlar Allah'tan gelecek hiçbir şeyi senden uzaklaştıramazlar. Şüphesiz zâlimler, birbirlerinin dostlarıdır. Allah ise müttakilerin dostudur.
[5] Araf Suresi 16. Ayeti Kerime:   قَالَ فَبِمَا أَغْوَيْتَنِي لأَقْعُدَنَّ لَهُمْ صِرَاطَكَ الْمُسْتَقِيمَ
Meali : İblis: «Öyle ise andolsun ki, beni azdırmana karşılık ben de onları saptırmak için Senin doğru yoluna oturacağım.
[6] Fatır Suresi 6. Ayeti Kerime: إِنَّ الشَّيْطَانَ لَكُمْ عَدُوٌّ فَاتَّخِذُوهُ عَدُوًّا إِنَّمَا يَدْعُو حِزْبَهُ لِيَكُونُوا مِنْ أَصْحَابِ السَّعِيرِ ﴿٦﴾
Meali: Çünkü şeytan size düşmandır. Siz de onu düşman tutun. O etrafına toplanan taraftarlarını ancak cehennemliklerden olsunlar diye davet eder.
[7] Benzetme Celaleddin’i Rumi’den alıntı. Rumi, Kerbela Çöllerini susuzluğun sembolü olarak vermekte, nice susuzun (İlahi yardımdan, nurdan nasipsizin) Kerbela Çöllerine çıktıklarını ancak Hüseyin'e ulaşamadıklarını, yani doğru tarafta duramayarak helak olduklarını anlatır. 
[8] Bakara Suresi 200. Ayette: وَإِمَّا يَنزَغَنَّكَ مِنَ الشَّيْطَانِ نَزْغٌ فَاسْتَعِذْ بِاللّهِ إِنَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ ﴿٢٠٠﴾
Meali : Eğer şeytanın fitlemesi seni dürterse hemen Allah'a sığın. Çünkü O, işitendir, bilendir.
[9]  Şemseddin Yeşil Efendi’den.
[10] Tevbe Suresi 108. Ayeti Kerime:                                                                                                                                              لاَ تَقُمْ فِيهِ أَبَدًا لَّمَسْجِدٌ أُسِّسَ عَلَى التَّقْوَى مِنْ أَوَّلِ يَوْمٍ أَحَقُّ أَن تَقُومَ فِيهِ فِيهِ رِجَالٌ يُحِبُّونَ أَن يَتَطَهَّرُواْ وَاللّهُ يُحِبُّ الْمُطَّهِّرِينَ ﴿١٠٨﴾
Meali Onun için kesinlikle orada namaza durma! Ta ilk gününde temeli takva üzerine kurulan mescit, içinde namaz kılmana elbette daha layıktır. Onun içerisinde tertemiz olmayı seven kimseler vardır. Allah da çokça temizlenenleri sever.:

0 yorum:

Yorum Gönder