HAKK 3 - “BEN”, “HAKK”ı Gizler.

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 25 Ara 2015 1 yorum
Önceki Yazı :
http://ahmethakancakici.blogspot.com.tr/2015/12/hakk-2-hakka-ben-karstgnda-hakk-bulanr.html

HAKK’ı da Şer’i[i] de herkesin görebilir, ancak HAKK’ın peşine gitmek kadar, ŞER’den etkilenmemek, kötülüğün/kötünün etkisi altına girmemek de zordur. Kaybetmeyi göze alamayanlar HAKK’ın peşine gidemezler. Herkes HAKK’ı talep eder, ancak HAKK’ını veren azdır. Demiştik . Oradan devam edelim.

Eğer HAKK’sız (Allah’sız, Aziz Allah’ın razı olmayacağı yerde duran, zalim), “BEN”le yakın ilişki içinde olan biri olursa mesela anne, baba, iş sahibi, amir, eş, çocuk, arkadaş, müşteri, işveren veya bizzat kendim,  HAKK’ı görmek zorlaşır.

Mizansene geri dönersek zulmedenin emrindekiler, arkadaşları, akrabaları ve hatta bizzat şahsın kendisi, simitçiye yapılanın zulüm olduğunu net olarak görür ve bilir. Ancak çağırdığında büyük ihtimalle zalime yardıma da gidecekler ve “bu BENim HAKK’ım, görevim,  emir kuluyum, o bizden vs” diyeceklerdir. Şahit oldukları zulme karşı çıkıp, HAKK’a taraf olmakta en azından tereddüt edeceklerdir.

Dikkat edilirse HAKK’sızla “BEN” arasında bir ilişkinin gelişmesi, HAKK'ı görme yetisini, netliğini kaybettiriyor.   Pozisyonumuz, düşüncemiz ve kararlılığımız değişiyor. HAKK'ta farklı şeyler görmeye başlıyoruz.

Komutanı emrettiği için sivilleri bombalayan asker, fabrika önünde işçileri coplayan polis, işçilerinden esirgediği maaşı lüks bir arabaya yatıran esnaf/sanayici,  lüzumsuz olduğunu bile bile öğrencilerine aptalca şeyler anlatan öğretmen, fayda etmeyeceğini bile bile prosedürü uygulayan doktor,memur, eczacı,  kuyrukta bekleyenlerin önüne elindeki kartla geçen banka müşterisi, mudisini faiz sarmalına davet eden bankacı, çocuğunu işe sokmak için torpil arayan baba, iyi oynamasa da bizim takım kazanmalı diyen taraftar, daha iyi bir not için kopya arayan öğrenci, sıkışmış birini düşürmeye çalışan emlakçı, galerici olayın dışındayken çok net görebildikleri HAKK’ı kişisel menfaatleri ile gölgeleyerek görülemez kılmışlara örnek sayılabilir.

Kişisel çıkarlar menfaatler, beklentiler, ümitler, sevgi/nefret ilişkileri devreye girdiğinde HAKK’bulanır. Görülemez hale gelir. HAKK,  “BEN”lik sisinin ardında kaybolur. BEN'lik şehveti, HAKK’ı gölgeler.

Beşinci Not. HAKK’a “BEN” aradan çıkarılmadan ulaşılamaz.

Zor olan HAKK’ın önüne dikilen “BEN”i aradan çıkarabilmek, “BEN”in HAKK’ı (adaleti, güzeli, hayrı)  gölgelemesini, kirletmesini engelleyebilmektir.

Hem elindekini ederinden fazlaya satmak, çabucak zengin olmak, tüm basamakları atlayıp en üste çıkmak,  emeksiz, yorulmadan, üzülmeden, gerilmeden kazanmak isteyecek hem de karşıdakinin acizliğinden, bilgisizliğinden, ihtiyacından faydalanmayacaksınız. Hem “BEN”i tatmin etmeye, “BEN”in menfaatlerini korumaya çalışacak, hem HAKK’ın hatırını kırmayacaksınız.

Mümkün değildir.

HAKK’lı olmak, HAKK’la olmak “BEN”lik yükünü yanına alanların çıkamayacakları mevkiilerdir.

HAKK’a giden yolda (sırat-ı müstakim) “BEN”lik, insanoğlunun önündeki en büyük ve en zorlu engeldir. İnsanoğlu “BEN”i terbiye etmekte çok zorlanır. Ancak “BEN” öne çıktıkça zulüm çoğalır.

"BEN"lik davası Şeytan'ın tüm vaadleri gibi boştur. Sonucu kalp ve ruhun hastalanmasıdır. Ekin ve nesil perişan olur. Çünkü HAKK'ın olmadığı yerde insanoğluna huzur yoktur. Kalpler ve ruhlar ancak HAKK'ı zikretmekle sükun bulur.

“BEN”in büyümesi (çıkarların, menfaatlerin, beklentilerin, kibrin) ile HAKK’ın önündeki gölge de büyür. O nedenle yükseklere çıktıkça, güçlendikçe, zenginleştikçe HAKK (adalet) talebi azalır. HAKK (adalet,hayır) talebi “BEN”leri (çıkarları, menfaatleri) zayıf olanlarda güçlüdür. Bu yüzden olsa gerek zengin ve güçlülerin HAKK, adalet talebi ile nümayiş yaptıklarına şahit olunmaz.

Güçlülerin “BEN”leri öne çıkıp HAKK derdi kalmayınca, güçsüzlere Dünya cehennem olur. Ortaya çıkan Cehennem’in ateşi, güçlülere de dokunur.   

Hali görüp "BEN"ciliğin felakete götürdüğünü fark edenlerin kulağına Şeytan fısıldar “biraz HAKK’ı, biraz da “BEN”i (çıkarlarını) kolla.” 

Böylece razı edilmesi gereken iki kişi olur. İlki HAKK olan Aziz Allah’tır. İkincisi “Ben”dir.

“Şirk”et kurulmuştur.


Tahammülünüzü zorlamazsam bir yazı daha girmek istiyorum.
                                                                                                                   Ahmet H. Çakıcı

Sonraki yazı:
http://ahmethakancakici.blogspot.com.tr/2016/01/hakk-4-beni-hakka-bulamak-sirk.html



[i] HAKK kelimesinin karşılığının Batıl olması gerektiğini düşünüyorum. Ancak bizim zihin haritalarımızda Batılın karşılığının HAKK’a isabet etmediğini ŞER’in bu anlama daha yakın olduğunu düşündüğüm için bu kelimeyi kullanmayı tercih ettim.

1 yorum:

Masallah OZEN dedi ki...

Çok güzel bir yazı olmuş. Paylaşımınızdan Allah razı olsun.

Yorum Gönderme